Pera Palas

Pera Palace Hotel’in hikayesi, 19. yüzyılın sonlarında başladı.  Levanten mimar Alexandre Vallaury‘nin tasarladığı otel, Haliç’in muhteşem manzarasına hakim, kültürel faaliyetleri ve sosyal aktiviteleri nedeniyle ‘küçük Avrupa’ olarak bilinen Pera’nın Tepebaşı bölgesindeydi. İstanbul’da Osmanlı sarayları dışında elektriğin verildiği, ilk elektrikli asansörün ve ilk akar sıcak suyun bulunduğu binaydı. Türkiye’nin Avrupa standartlarındaki ilk oteli olan Pera Palace Hotel, kuruluşundan itibaren tarihi olaylara tanıklık ederek kent kültürünün çok önemli simgelerinden biri haline geldi.

46 x 28 metre boyutunda dikdörtgen biçiminde bir taban üzerine oturan Pera Palace Hotel, ikisi bodrum kat olmak üzere dokuz kattan oluşmaktadır. Otelin iç yapıları sistemin tam ortasındaki alanda oluşturulmuş büyük bir aydınlık boşluğu üzerine temellendirilmiş. Giriş katında büyük bir salon olarak düzenlenmiş olan bu boşluk, yani Kubbeli Salon; merkezi konumunun yanı sıra, tüm plan şeması bu mekana göre belirlendiği için binanın da kalbi durumundadır.

Türkiye’nin Avrupa standartlarındaki ilk oteli Pera Palace Hotel’in 16’sı süit 115 odası bulunuyor.

Otelin içinde yer alan patisserie de pera adında bir pastanede bulunmaktadır .Yenilenen dekorasyonuyla göz kamaştıran mekan dekorasyon kraliçesi olarak bilinen Anouska Hempel tarafından baştan yaratıldı . Dantel perdeleri, gümüş şekerlikleri ve nadide porselen takımları ile Fransız pastacılık geleneğini devam ettiren lezzetleri sunarken, konuklarına çok özel bir mekânda olduklarını hissettiriyor. Mekanda kusursuz lezzetler ve sofistike bir ruh var . Makaronlar , fransız kahvaltısı , çeşitli reçellerle sunulan kruvasanlar , çeşit çeşit pastalar , çilekli tartlar, cupcakeler , el yapımı çikolatalarla nefis bir lezzet şölenine dalabilirsiniz .
Tadların yanında nostaljik fincanlar eşliğinde taze demlenmiş çay yada gurme kahvelerle kendinize ayırmış olduğunuz zamanı daha da keyifli hale getirebilirsiniz …

Leave a Reply

Close ()